Sivas Şehir Merkezinden Genel Görünüm
Cumhuriyet Üniversitesi'nden Gece Görünümü
Cumhuriyet Üniversitesi'nden Gece Görünümü
Tarih - Tıp Tarihi » Mektebi Tıbbiyeyi Şahane
MEKTEBİ TIBBİYEYİ ŞAHANE HIFZISSIHHAT MUALLİMİ VE MEKATİBİ ALİYE MÜFETTİŞİ DOKTOR İLYAS MATAR’IN 1888 DEN GÜNÜMÜZE ULAŞAN HIFZISSIHHATİ UMUMİ KİTABININ GİRİŞ BÖLÜMÜ:

Bir milletin medeniyet alanında ilerleyebilmesi tesirli öğretici vasıtaların yayınlanması iledir ve beraberinde ilim ve hüneri kendisine rehber edinmesi gereklidir. İşte kadim milletlerin tarihleri bu kurallara birer şahit gösterilir. 

İnsanın medeniyete tabi olması  sebebi ile hem cinslerine iştirak etmek ve bir toplumda basit basit medeniyete ihtiyacı vardır. Bir toplumu oluşturan halk kendi maddi ve manevi gücüne hakim olmalıdır. İnsan, maddi ve manevi gücünün ilerlemesi için çaba sarfetmez ise hayvanlar topluluğundan farkı kalmaz. Halbu ki hayvanlardan her zaman yüksek mertebede bulunmak üzere insana iki özellik ihsan olunmuştur. Biri akıl diğeri beyan (konuşma) dır. Demek ki maddi ve manevi gücün ilerlemesi insan için bu alemde açık bir hedeftir.Adı geçen kuvvetler(maddi ve manevi) bir muhteva olup zarfları insan vücududur. Muhteviyatı gelişmesi ve güçlenmesi için gerekli olan zarfın (insanın) sıhhat ve selametini sağlamaktır. Bu halde maddi ve manevi güçlerin neşvünema bulması   insan vücudunun sıhhatli olmasına bağlıdır.Kişi sıhhatli olmadığında ne maddi gücü nede manevi gücü gelişebilir.Bir şahsın en mühim olan meselesi kendi sıhhatini muhafaza olduğu gibi bir toplumsal heyetin gözetiminde manevi şahsına yahut devlete elzem olan (görevi) kendini oluşturan fertlerin genel sıhhatini devam ettirmektir.İnsan için en mühim olan mesele her türlü iç ve dış sebeplerin tesiri ile oluşan olayları gösteren;iyi gidişin devamı(sağlığın) için lazım olan tedbirleri gösteren “Hıfzıssıhhat ilmi” diğer ilimlere nisbetle  en yüksek mertebede tutulsa yeridir.

Bir fert hıfzıssıhhat ilmini öğrenirse kendi sıhhatinin devamı için icrası lazım gelen sağlık tedbirlerini biliyor olduğundan böylece icrası gereken zaman vazifesini tamamlamış olacağı gibi,zikredilen ilimden  haberdar olmaması ile tedbir almaması kendi hayatına karşı bir suç işlemiş olur.

Hal bu merkezde iken devletin veyahut bir toplumsal heyetin işlerini idare edecek olan  kişilerin zikredilen ilimden tahsil etmeye iki cihetten mecburdurlar.Birincisi kendi sıhhatlerinin muhafazası ve diğeri kendi idareleri altında bulunan umumi heyetin sıhhatini korunması içindir.Demek ki esasında bulunduğumuz Hıfzıssıhhat  ilmine aşina olmayan memurların idaresi hem kendi hayatlarına hem de çoğunlukla idarelerinde bulunan umumi heyetin hayatına karşı affolunmaz bir suç işlemiş olurlar.

İşte açılanan görüşler doğrultusunda ortaya konulan tam hassasiyetle Hızıssıhhat ilmi Avrupa da Yüksek okullar şöyle dursun liselerde ve kadın okulların programına konarak zikrolunan okullarda umumiyetle (ders olarak) okutula gelmiştir.Fakat Avrupada bununla yetinmeyip Hıfzıssıhhatin gelişmesi için ayrı ayrı cemiyetler teşkil olduğu gibi her devlet kendi başına anılan ilim dairesinde oluşturabildiği bir yapılanma ile geneli haberdar etmek için uluslararsı bir takım kongreler yapılmaya başlaması sonrasında  Lahey şehrinde yapılan bir Hıfzıssıhhat kongresine devlet dışı temsilciler gönderildiği gibi hükümet tarafından dahi temsilci gönderilmiştir.

Tedrisi yayınlandığı şekilde uluslar arası arzulanan böyle bir dersi ehemmiyetle Mektebi Osmaniyenin Kısmı Aliyesinde  bile  bu konuda eğitim olunması hakikaten öğünülecek ve arzulanacak bir noktadır. Alınan “Elumur merhunetebi evgat ile” kaziyesinin fehuvesnice  bu noksanı ıslah ile dersi mecburen talim ve okutmak için eser yazdığımızdan iftihar bulduğumuz bu eserin güzelliği  hususen Hazreti Padişaha aittir.İşte bu konuda kader teşekküre layıktır.

Hıfzıssıhhat ilminin kaidelerine geçmişten beri gerek hayvan gerek insan bir sevki tabii ile riayet ettiği hayvanlar topluluğunun pek çoğu ve bilhassa zikrolunan toplulukların çeşitlerinden biri olan keçinin hallerini ve medeniyet meydanına henüz girmemiş olan bedevi kabilelerin adetlerini bilenler nezdinde malumdur. Keçi diğer hayvanlar gibi sıhhatine zarar olan maddeleri akıl edemez sevki tabi ile uzaklaştığı gibi bir hastalığa yakalandığında  tedavisine gerekli vasıtayı  aramaya teşebbüs eder. Ez cümle gözde zuhur eden aksu(Katarakt) illeti hakkında yapılan göz cerrahi ameliyatı usulü ile giderilmesi keçilerden gözlemlenerek yapılmıştır. Keçiler zikredilen illete yakalandıklarında  görmez olan gözlerini bir bitkinin dikenine  yaklaştırarak dikeni gözlerine batırıp ışığın girmesine engel olan perdeyi bu şekilde yırtarak sıhhat bulurmuş.

Medeniyetin ilerlemesi ile dış tesirler ve hastalıların sebepleri daha çok olduğundan artık genel sağlığı bozan halleri göçer kabileler veya hayvanlarda bulunan sevkitabi mukavemeti ile karşı koymak mümkün olmayıp koruyucu sıhhi tedbirler ve kaidelere sahip Hıfzıssıhha ilmi olarak adlandırılan bir ilmi tesis etmek mecburiyetinde kalınmıştır.

Kitap Rumi 1304 yılında (Miladi 1888) İstanbul Karabet ve Kasbar matbaası tarafından basılmıştır.

Metni genel anlamını muhafaza ederek günümüz  alfabesine çeviren: 
Dr.Naim KARAGÖZ 2006
Yrd. Doç. Dr. Naim KARAGÖZ
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi
Temel Bilimler Bölümü Tıp Eğitimi A.D. SİVAS
Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2020  Powered by .NET