Sivas Şehir Merkezinden Genel Görünüm
Cumhuriyet Üniversitesi'nden Gece Görünümü
Cumhuriyet Üniversitesi'nden Gece Görünümü
Sağlık » Sağlık Maliyeti Üzerine Bir Hayal
Zaman zaman Türkiye’de Sağlık Sorunları nereye gidiyor diye düşündüm. Her geçen gün artan miktarda kamu bütçesi ve şahsi bütçeler  Sağlığa aktarılmakta sonuçta dünyanın en gelişmiş cihazları ve tedavi metotları ülkemizde başarı ile ve yoğun bir biçimde uygulanmakta. Cerrahlarımız harıl harıl ameliyat yapmakta radyologlarımız en üst düzey   görüntüleme tekniklerini kullanarak teşhis koymaktalar, dahili bilimlerde çalışan hekimlerimiz en son çıkan ilaçlar ile hastalarımızı tedavi etmekte ve yüksek tedavi saraylarında hastalarımızı ağırlamaktayız. Sonuç nedir? Evet yaşam süremiz uzadı. Peki bir sorum olacak yaşam kalitemizde artımı? İlaca doktora bağımlı başkalarının bakımına muhtaç ve bilgi ve birikiminin zirvesinde topluma katkı sağlayamayan bireyler mi oluyoruz. Yoksa tersimi.

Toplum olarak topladığımız vergilerimizle neler yapıyoruz ve nereye kadar neler yapabileceğiz. Bu güne kadar genç nüfusun avantajlarını kullandık peki 10 yıl,20 yıl hatta 30 yıl sonra ne yapacağız sıkıntıları aşacak mıyız? Yoksa  sağlık giderlerimiz ülkemizin geleceğini tehdit edecek kadar ağırlaşacak mı? Gelecek olan genel sağlık sigortası nereye kadar bizim kötü gidişimizi durdurabilecek? Yoksa ben karamsar mıyım?

Salt hastalanan şahısların tedavileri ile uğraşmak bize ne yarar sağlıyor.Bu hastanın tedavisinin kamuya maliyeti ne ? Yoksa biz bataklıkta ki sivrisinekleri elinde makineli tüfekle öldürmeye çalışan  adama mı benziyoruz?
Peki biz hastaları  40 yaşında kalp krizi geçiren ve ilaçlarla 75-80 yaşına kadar yaşatılan ve 40 yıl pahalı ilaçlara mahkum edilen ayrıca en az 20 sene düşük iş performansı ile iş gücü kaybından zarara uğrayan bir ülke miyiz?

Yoksa aynı şahsın kalp krizi geçirebileceğini öngörüp anne karnından başlayan ve yaşamının tüm evrelerinde diyetinden başlayarak sportif aktivitelerinden ve diğer koruyucu önlemlerini alarak bu şahsın kalp krizi geçirme yaşını 55-60 hatta 70 yaşına kadar erteleyebilerek pahalı ilaç kullanımını asgariye indirerek ve yaşam kalitesini yükseltip iş ve mesleğini  verimli ve yeterli bir şekilde yürütmesini sağlayan bir ülke miyiz? Bu senaryo diyabet , kanser , obezite , KOAH vb. pek çok hastalık için  tekrarlanabilir.
Peki hangisi ucuz ? Kaybettiğimiz kaynaklar kimi zengin etmekte. Bana pek ala şunu söyleye bilirsiniz ve haklısınız da  biz enfeksiyon hastalıklarına karşı bunu başardık mı ki sen tutmuşsun yukarıda saydığın hastalıklardan korunmayı ve bunun maliyete getireceği avantajı düşünüyorsun. Haklısınız dedim ya baştan  bir hayal diye kusuruma bakmayın.

Peki o zaman sizin dediğiniz olsun sembolik şahsımız 40 yaşına kadar sigara içsin KOAH olsun bunun yanında KAH ortaya çıksın az hareket etsin bol yemek yesin obezite sorunu ortaya çıksın bu ara eklem rahatsızlıkları çıksın ve üstüne de bu gidişle birde diyabet eklensin ilaçlarını hesaplayın bakalım ne olacak ve bu şahıs bu tedavilerle 75 yaşına kadar yaşasın ha şunu da söyleyeyim bu konfigürasyon hayal değil. 2007 model bol miktarda bulurum size . Evet dostlar bu hastaların 35 yıllık maliyeti ne olur, ya yaşlı nüfus artınca sosyal güvenlik sistemleri nasıl cevap verir. Ben bir sistemi eleştirmiyorum adı sigorta sistemi olmasında devlet bütçesinden karşılanacak olsun çıkan rakam kamu bütçesini nasıl etkiler. Ben hesap yapamadım. Çünkü korktum gelin makineli tüfeklerle sivrisinek öldürmeyi bırakalım bataklığa hücum edelim. Olur mu ki!!!!!!!!

Bir not sağlık bütçesini artırmak bir çözüm değil ne kadar fazla para sistemin kanallarına girerse o kadar fazla para bir yerlere   aktarılıyor, yani elekle su taşınmıyor. Ha bu salt bugünün sorunu değil yıllardır gelen bir olgu. Sistemde israfı engelleyelim hastalanmadan insanlarımızı sağlıklı ve uzun yaşaması için hastalıkların tamamına yönelik tedbir alalım.

SAYGILARIMLA.   
Yrd. Doç. Dr. Naim KARAGÖZ
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi
Temel Bilimler Bölümü Tıp Eğitimi A.D. SİVAS
Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2020  Powered by .NET